Duru Butik Wordpress'e Taşındı!

Uzun zamandır wordpress'e geçmek istiyordum ki google kaynaklı blogger problemleri de ortaya çıkınca artık Duru Butik olarak wordpress'deyim. www.durubutik.com adresinden yeni sayfama giriş yapabilirsiniz. Düzenlemelerim halen devam ediyor. Yeni yazılarım artık buradan devam edecek.Yorumlarınızı www.durubutik.com adresinden yaparsanız sevinirim.
Yazılarımdan haberdar olmak için bazı güncellemeler yapmanız gerekiyor.
http://www.durubutik.com
sitesine girip sağ üst köşedeki Bu Siteye Katılın butonu ile yeni adresimize üye olabilirsiniz.
Yeni RSS adresim http://feeds.feedburner.com/DuruButik
Güncellemelerimiz bir süre daha devam edecek.
Sevgiler...




Modada yenilikleri kabul etmekten kaçınan bir zamanda tarzıyla kadınlara hem rahat bir görünüm sunmuş hem de ilklere adını vererek devrim yapmış bir modacıydı Gabrielle Chanel… Meslek hayatından sonra Coco ismiyle anılmaya başlayan efsanevi tasarımcı, ilk kez diz altı boyu gündeme getirmiş ve bu boy ‘’chanel boy’’ olarak literatüre geçmiştir. Küçük siyah elbiseden, spor giyime kadar kadınlara ilkleri yaşatmış ve günümüze değin unutulmamıştır. Hakkında söylenecek çok şey var. Şüphesiz tasarımlarının altında yaşadığı olayların etkisi çok fazla. Örneğin; annesi ve babası Chanel, küçük yaştayken vefat etmiş ve manastırda yaşamak zorunda kalmıştı. Manastın ve rahibelerin siyah renkte olması onun bu renkten ilham almasını sağlamış ve o dönemde yalnızca yas giysisinde tercih edilen siyah renk, artık ‘’küçük siyah elbise’’ olmuş ve gece kıyafetlerinde de her zaman yerini almıştır.Bu nedenledir ki filmi heyecanla bekliyorum. Şimdiye dek okumuş olduklarımı izleyecek olmak beni sabırsızlandırıyor.

Sevgiler...

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Chanel Defile Konsepti; No:5 Parfüm


Dün gece Twitter’dan Chanel Haute Couture defilesinin olduğu sıralar defile konseptini görünce bugün yayınlanacak fotoğrafları merakla bekledim. Karl Lagerfeld tasarımlarının yanı sıra sunumlarıyla da dikkat çekiyor. Geçen yıl defile alanına devasa bir chanel ceket yaptırarak tarihe geçecek bir show gerçekleştirmişti.


Bu yıl ise Coco Chanel’in 1921 yılında lanse ettiği ve Chanel markasının ilk parfümü olan No:5 şişesini couture defilesinin dizaynında kullandı. Böylelikle tasarımcı kişiliklerin yalnızca kendi alanlarında değil her alanda tasarlayabildiklerini görmek mümkün.
Chanel No:5 parfümün dönemin moda ikonlarından Catherine Deneuve'nin yer aldığı reklamı;

Defileden tarihin yansımalarının hissedildiği bir kaç parça;

Sevgiler...

3 Haziran 2009 Çarşamba

Kitap; 100 Yılın Moda Tasarımcıları

Beni tanıyanlar moda kitaplarına olan tutkumu bilirler. Defalarca aynı sayfalara bakmaktan sıkılmam aksine müthiş keyif alırım. Şimdiye kadar bana çok fazla yardımcı oldular. Bugün kaynaklarım arasına bir yenisini daha ekledim.
‘’100 Yılın Moda Tasarımcıları’’


Kitap, 1900 yılından günümüze kadar ismi marka olmuş,daha önce bir benzeri olmayanı yapmış ve sayısız başarıya imza atmış modacıların hayatlarını anlatıyor. Modacıların hayatları daima ilgimi çekmiştir. Son derece farklı bir yaşam sürerler ve tasarımlarını yaşam biçimleri de çok etkiler. Örneğin; Coco Chanel’in daha evvel bu yazımda bahsettiğim efsanevi little black dress’i ona küçükken kaldığı yetimhane günlerinin etkilerinden biridir. Manastırda ki bu yetimhanede rahibeler devamlı siyah giydikleri için ileride Coco Chanel için siyah rengi bilinç altından çıkacak ve günümüze değin adını duyuracak bir tasarım olmaya imza atacaktır. Zira o günlerde siyah yalnızca matem için giyilir ve bunun dışında giyilmesi abes karşılanırdı.

İşte kitaptan en merak ettiğim detaylar bunlar. Tasarımlarına yön veren hayat biçimleri… Etkilendikleri durumların onlara yansıması… ve sonrasında da topluma yansıyışları…

EKLEME; Arkadaşlar kitap piyasada epey pahalı. Yabancı kaynaklar bile daha ucuz. Ben kitabı yazarından yarı fiyatına aldım. Bu site Elif Jülide Dereboy'un sitesidir. http://www.guzel-sanatlar.com/ Telefon numrasıyla iletişime geçerseniz siz de daha ucuza sahip olabilirsiniz.

Sevgiler…

21 Mayıs 2009 Perşembe

1920 Modası ve Püskül

Püskül demişken ve 1920 li yıllardan bir önce ki postumda azda olsa bahsetmişken, bu detayın esas moda olduğu döneme vurgu yapmadan olmaz diye düşündüm. Bu kırmızı elbise, 1926 yılına ait Coco Chanel imzası taşıyan, dönemin moda hareketlerini anlatan bir gece tualeti… 1920’li yıllar Çarliston dansının popüler olduğu dönemdir. Bu popülarite moda dünyasını da oldukça etkilemiş hatta bu yılların modası ‘’Çarliston Modası’’ diye anılır.


1920 – 1930 yılları arasında ki yıllarda kadınlar 1800’lü ve 1900’lü yılların başlarına göre oldukça rahat bir tarzda giyiniyorlardı. Ben bu tarzın, eski dönemlerin zor ve eziyetli kıyafetlerine tepki olarak doğmuş olabileceğini düşünüyorum. Keza, Coco Chanel için bu aynen böyleydi. Kadınları korselerden kurtarmış ve rahat kıyafetler sunmuştu. Etek boyunu ilk kez kendi kısaltmış ve diz altı etek boyu moda literatürüne ‘’Chanel Boy’’ olarak geçmiştir.

Konumuza dönecek olursam ; Çarliston dansının hareketli olması nedeniyle dans ederken rahat kıyafetlere ihtiyaç vardı. Resimde de görüldüğü üzere vücuda oturmayan, bel hattı kal.ça hizasında ve gece kıyafeti olmasına rağmen kısa boyda olan bu elbise Çarliston modasının apaçık bir örneğidir. Kadınlara bu coşkulu dansta kıyafetleri de eşlik ediyordu. İşte bu püsküller en çok ta bu dönemde apayrı bir yere sahipti. Bazen etek ucunda, kimi zaman kollardan sarkarak ve ya şallardan sarkan püsküller mutlaka dans ederken kıyafetlerinde bulunuyordu.

O nedenle bu yıl ve 2010 modasında 1920’lere dönüş yaşandığını hissediyorum ben. Tam anlamıyla bir giriş yapılmadı ancak ilerleyen yıllarda esas girişin yapılacağını düşünüyorum.

Sevgiler…

16 Mayıs 2009 Cumartesi

2010 Chanel Kreasyonu

2010 yılı için ilk defile Karl Lagerfeld’den geldi. Her kreasyon tanıtımı için apayrı konseptler tasarlayan modacı, bu kez deniz kenarını seçti. Defilenin temasıyla bütünleşerek tam bir romantizm kokusu veriyor ortam. Her yeni kreasyonunda en merak ettiğim; efsanevi Chanel ceketin yeni yorumunun nasıl olacağıdır… Karl Lagerfeld bu klasiği her sezona uydurmayı başarıyor ve harika tasarımlar sunuyor. Bu kez chanel ceket koyu tonlarda çıktı karşımıza. Ben çok beğendim. Bilhassa kotlarla ve spor giyimle oldukça rahat bir biçimde kombinlenecektir.


Defile deniz kenarında olunca denizci modasına vurgu yapmamak olur mu? İşte Lagerfeld’in denizci kreasyonundan en farklı bulduğum model… Farklıydı çünkü denizci modasında çoğunlukla spor kumaşlara gidilirken Karl Lagerfeld, bu klasiği tül kumaşla ortaya çıkardı.

Modellerle birlikte kullanılan renklerde sezonun moda renklerini sunar bizlere. En çok mercan renginin gelişine seviniyorum. Bir önce ki postumda bu rengi çok sevdiğimden bahsetmiştim. Kırmızı ile turuncu arasında ki bu renk benim yeni sezonda favorim! Üstelik çoraplarda ve erkek gömleklerinde de mercan rengi kullanılmış. Style.com’dan ayrıntılara bakabilirsiniz.


Her sezon mutlaka geçmişten etkilerek ve modernize edilerek günümüzde canlanıyor. Bu sezon 20’li yıllardan esinti var… Ciddi bir etkisi olur mu bilmiyorum. Kimi zaman sezona bu tip küçük girişler yapılır. Örneğin bir iki parça kıyafetle… Beğeniye göre gelecek sezonda esas giriş yapılır. Havayı koklamak gibi yani… 20’li yıllar kadın modasının en belirgin özelliği kare hatlı kıyafetlerdi. Vücuda oturmayan, bel hattı düşük elbiseler çok revaçtaydı. Chanel koleksiyonundan seçtiğim bu parça o dönemi anlatan kıyafetlerden biri…
Dantel modası biraz zayıflayarak kendini tüle bırakacak sanıyorum. Şimdilik ilk öngörüler bu yönde…
Uçuş uçuş bir çok elbise görebilirsiniz koleksiyonda… Ben en beğendiğimi seçtim…Şeffaf botlara dikkat!
En sonda en görkemli kıyafetin çıkışı klasiktir… Bu kez sonda mistik bir gelin çıkıyor…Gelinliklerde açık lame tonları 2010 gelinlik modasında karşımıza çıkacak gibi görünüyor. Bakalım diğer modacılar defileleri ile bize neler anlatacak?

sevgiler...

14 Mayıs 2009 Perşembe

Son İmparator ; Valentino


Gelecek ay moda severlerin merakla beklediği '' Son İmparator: Valentino'' Türkiye'de vizyona girecek. Bu vesileyle Valentino hakkında yazmak istedim.
Valentino Garavani denilince akla kırmızı halılar, lüks yaşantı, dünyanın değişik yerlerinde sahip olduğu muhteşem evleri ve kuşkusuz tarzı gelir. Diğer modacılarla ilgili sanıyorum herkesin ilgisini çekmiştir ; sürekli siyah giyinmeleri hatta kendi giyimlerine önem vermemeleri... Valentino ise her zaman kusursuz şıklığı ile görülür. Kadınlar için tasarım yapıyor belki ama erkekler için ise kendisini izlemek yeterli diye düşünüyorum.


Feminen bir tarzı olan Valentino, her kreasyonunda mutlaka kırmızı rengi kullanırdı. Hatta onun kırmızısının yeri apayrıdır ve moda literatürüne '' Valentino Kırmızısı'' diye geçmiştir. Ayrıca puantiye kullanmayı da çok sever.

Geçen yıl moda tasarım kariyerinin son defilesini yaparak tasarım dünyasına veda etti. Kariyerinin zirvesine gelmiş, ismi tarihe geçecek ender modacılardan biri olmuş, bu konuda çok fazla ödüle layık görülmüş modacı, artık tasarım yapmıyor.

Son İmparator Valentino filminde, 2 yıl boyunca kamera ile izlenmiş ve modaya dair en özel görüntüler filme sığdırılmış. Gelecek ay gösterime gireceğini İnstyle dergisinde okudum. Heyecanla beklediğimi söylemeliyim.
Bir de Coco Chanel'in hayatını izleyeceğiz sinemada.. O ne zaman ülkemizde vizyona girecek acaba? Yakın zamanda Chanel hakkında da yazmayı planlıyorum. Ona dair söylenecek çok söz var.
sevgiler...

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Bilgisayarımın Azizliği, Lagerfeld Sırları

Yazacak, anlatacak çok şey var. Ama ne yazık ki bilgisayarım çöktüğü için bloğuma uğrayamaz oldum. Daha geçen yıl almıştım ve hiç bir sıkıntısı yoktu. Şu an serviste ve ne zaman teslim alacağım henüz belli değil. Üstelik içinde koca bir arşivim vardı :( Bir kısmını kurtarabildik ama silinen dosyalarım da oldu maalesef.

Kısa süre içinde bilgisayarıma kavuşmayı ve burda daha sık bulunmayı diliyorum.

Ayrıca ilgilenenler için; Mayıs ayı Bazaar dergisi, Chanel'in tasarımcısı olan dünyaca ünlü modacı Karl Lagerfeld'in belgeselini hediye ediyor. Ben sinemada izleme fırsatı bulamamış ve çok üzülmüştüm. Dergiyi görünce hemen alıp izledim. Lagerfeld Sırları, tasarımcı olmak isteyenler için izlenmesi gereken bir belgesel.


sevgiler...

2 Nisan 2009 Perşembe

Moda ve Kalıp Kitapları

Beni tanıyanlar bilirler... Moda kitapları en büyük tutkularımdan biridir :) Türkiye'de Remzi Kitabevi en sevdiğim adrestir. Çünkü moda kitapları reyonu var ve yabancı kaynakları temin edebilirsiniz.
Yurtdışından sipariş için ise Amazon en güvenli sitedir.
İnternette gezinirken aşağıda göreceğiniz kitapları keşfettim ve çook sevdim :)) İkisi de kalıpla ilgili ve çok farklı içeriğe sahipler.

İlki Moulage... Bildiğimiz mülaj :)) Mülaj kağıdı diye duymuşsunuzdur. Kalıplar drapaj yöntemiyle ve mülaj kağıdında gösterildiği için bu ismi vermiş olmalılar. Resimde gördüğünüz almanca olanı... Ama ingilizcesi de var. Onun adı da Draping...

Kalıpla ilgilenenler, dikiş dikenler mutlaka kalıp kitapları görmüşlerdir. Ama bunlar bilindik kalıp kitaplarından daha farklılar. Şöyle ki; bu kitapta eski dönemlerin meşhur kıyafetlerinin kalıpları yer alıyor. Benim için ne kadar harika değil mi? :)))

Yukarıda gördüğünüz fotoğraf Christian Dior'un meşhur ''New Look'' akımının en önemli ve New Look'u birebir anlatan kıyafetinin kalıbı...
New Look yani yeni görünüm Christian Dior'un 1950'li yıllarda lanse ettiği ve gündeme bomba gibi düşürdüğü bir moda akımıdır. Coco Chanel kadınları korseden kurtarmış ve spor giyim, kadınların pantolon giymesi, diz altı etekler, triko giyim vb. gibi kreasyonlarla öncü olmuş ve rahat kıyafetler yaparak modaya yeni bir bakış açısı kazandırmıştı.

1920'li yıllardan 50'lere kadar bu şekilde tasarımlar ön plana çıkmış ve Dior, buna karşı bir düşünceyle New Look'u tanıtmış. Yani kadınların hatlarını ön plana çıkaran feminen modeller yapmış, hatta eteklerde kalça yastığını yeniden gündeme getirmişti. Fotoğrafta da göreceğiniz üzere belin inceliği ve kalçanın genişliği belirtilmiş.

Sadece kalıp kitaplarından bahsedecektim ama yine moda tarihine giriş yaptım:)) New Look hakkında söylenecek çok şey ve gösterilecek çok fotoğraf var. Yani bu yalnızca bir giriş oldu. Eğer isterseniz New Look'u anlatabilirim.

Yine aynı kitaptan 1979'a ait, geniş vatkanın başlangıcı olan dönemin resmi ve kalıbı...



İçerisinde 1800'lü yıllardan kıyafetler ve kalıplar da yer alıyor.
Bu kitapla ilgili detaylı bilgi ve sipariş için : http://www.copyrightbookshop.be/nl/books/details/1729/5

İkinci kitap ise 2 serisi olan Pattern Magic...


Japonların çıkardığı bir kitap bu... Şu japonlar ne güzel şeyler yapıyorlar :)) Origami'den olsa gerek, çok ilginç ve değişik fikirleri var.Japon modacılar olan Issey Miyake ve Yohji Yamamato dünya çapında bilindik ve ilk 10 modacı arasında yer alan isimler.
Zaten onların tasarımlarından japonların düşünce sisteminde ki farklılık hemen farkediliyor.
Şu kıyafetteki penslere ve kutucuklara bakınnnn:)))




Bu bluzu da çok beğendim. İlk kez böyle bir kup çalışması görüyorum. Çok fazla kup ve pens çeşitleri var. Bir ara onları da paylaşırım inşAllah..

ve diğerleri;



Bu kitaplar mutlaka benim olmalı! Malesef amazonda bulunmuyorlar. Pattern Magic'leri şu adresten temin edebilirsiniz ; http://www.yesasia.com/us/nakamichi-tomoko/0-aid1218490-0-bpt.47-en/list.html
En kısa zamanda ben de sipariş edeceğim:)
Yazıma son verirken kardeşim için tasarladığım kıyafetin fiyonk detayıyla size sevgilerimi gönderiyorum :)
Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
-->