Duru Butik Wordpress'e Taşındı!

Uzun zamandır wordpress'e geçmek istiyordum ki google kaynaklı blogger problemleri de ortaya çıkınca artık Duru Butik olarak wordpress'deyim. www.durubutik.com adresinden yeni sayfama giriş yapabilirsiniz. Düzenlemelerim halen devam ediyor. Yeni yazılarım artık buradan devam edecek.Yorumlarınızı www.durubutik.com adresinden yaparsanız sevinirim.
Yazılarımdan haberdar olmak için bazı güncellemeler yapmanız gerekiyor.
http://www.durubutik.com
sitesine girip sağ üst köşedeki Bu Siteye Katılın butonu ile yeni adresimize üye olabilirsiniz.
Yeni RSS adresim http://feeds.feedburner.com/DuruButik
Güncellemelerimiz bir süre daha devam edecek.
Sevgiler...




Modada yenilikleri kabul etmekten kaçınan bir zamanda tarzıyla kadınlara hem rahat bir görünüm sunmuş hem de ilklere adını vererek devrim yapmış bir modacıydı Gabrielle Chanel… Meslek hayatından sonra Coco ismiyle anılmaya başlayan efsanevi tasarımcı, ilk kez diz altı boyu gündeme getirmiş ve bu boy ‘’chanel boy’’ olarak literatüre geçmiştir. Küçük siyah elbiseden, spor giyime kadar kadınlara ilkleri yaşatmış ve günümüze değin unutulmamıştır. Hakkında söylenecek çok şey var. Şüphesiz tasarımlarının altında yaşadığı olayların etkisi çok fazla. Örneğin; annesi ve babası Chanel, küçük yaştayken vefat etmiş ve manastırda yaşamak zorunda kalmıştı. Manastın ve rahibelerin siyah renkte olması onun bu renkten ilham almasını sağlamış ve o dönemde yalnızca yas giysisinde tercih edilen siyah renk, artık ‘’küçük siyah elbise’’ olmuş ve gece kıyafetlerinde de her zaman yerini almıştır.Bu nedenledir ki filmi heyecanla bekliyorum. Şimdiye dek okumuş olduklarımı izleyecek olmak beni sabırsızlandırıyor.

Sevgiler...

3 Haziran 2009 Çarşamba

Kitap; 100 Yılın Moda Tasarımcıları

Beni tanıyanlar moda kitaplarına olan tutkumu bilirler. Defalarca aynı sayfalara bakmaktan sıkılmam aksine müthiş keyif alırım. Şimdiye kadar bana çok fazla yardımcı oldular. Bugün kaynaklarım arasına bir yenisini daha ekledim.
‘’100 Yılın Moda Tasarımcıları’’


Kitap, 1900 yılından günümüze kadar ismi marka olmuş,daha önce bir benzeri olmayanı yapmış ve sayısız başarıya imza atmış modacıların hayatlarını anlatıyor. Modacıların hayatları daima ilgimi çekmiştir. Son derece farklı bir yaşam sürerler ve tasarımlarını yaşam biçimleri de çok etkiler. Örneğin; Coco Chanel’in daha evvel bu yazımda bahsettiğim efsanevi little black dress’i ona küçükken kaldığı yetimhane günlerinin etkilerinden biridir. Manastırda ki bu yetimhanede rahibeler devamlı siyah giydikleri için ileride Coco Chanel için siyah rengi bilinç altından çıkacak ve günümüze değin adını duyuracak bir tasarım olmaya imza atacaktır. Zira o günlerde siyah yalnızca matem için giyilir ve bunun dışında giyilmesi abes karşılanırdı.

İşte kitaptan en merak ettiğim detaylar bunlar. Tasarımlarına yön veren hayat biçimleri… Etkilendikleri durumların onlara yansıması… ve sonrasında da topluma yansıyışları…

EKLEME; Arkadaşlar kitap piyasada epey pahalı. Yabancı kaynaklar bile daha ucuz. Ben kitabı yazarından yarı fiyatına aldım. Bu site Elif Jülide Dereboy'un sitesidir. http://www.guzel-sanatlar.com/ Telefon numrasıyla iletişime geçerseniz siz de daha ucuza sahip olabilirsiniz.

Sevgiler…

15 Mart 2009 Pazar

Litte Black Dress


Günümüz moda hareketleriyle eski dönemlerin moda olayları arasında dağlar kadar fark var. Aslında yaşadığımız çağda moda olayı yok bile diyebiliriz. Çünkü herkes istediği boyda etek giyebiliyor, trend olmayan bir rengi zevkine daha uygun geldiği için seçebiliyor ve özgürce giyiniyor.

Mesela Rococo ve Barok dönemlerinde asillerin giydiklerini halkın giyinmesi kesinlikle yasaktı. Kraliyet kadınları çok kabarık etekler giyerken halk düz elbiseler giyinirdi. Etek boyu mutlaka uzundu. Hatta 1920’lere kadar böyle devam etti. Kısa etek kesinlikle yasaktı. Korse giymeyen kadın yoktu neredeyse. Üstelik korseler günümüzdekiler gibi değildi. Kemik ve çelikti çoğunlukla. Nefes almakta zorlanıyorlardı. Kemikleri gittikçe inceliyordu. Hastalıklara yol açıyordu.

Şimdilerde böyle durumlar yok. Ama o zamanlarda kıyafetlerin değişik formlara girmesi büyük yankı bulurdu. Hükümette bile tartışılırdı.
Konumuz Little Black Dress aslında… ama ben geçmişe gittikçe gittim:)) Çok seviyorum moda tarihini:)))



Coco Chanel, 1920 li yıllarda küçük siyah elbiseyi lanse ettiğinde diğer modacılar tabiri caizse yaygara koparmış:)) çünkü o dönemde siyah, yalnızca yas elbiselerinde kullanılıyordu. Ne gece ne gündüz ne de başka bir yerde asla kullanılmazdı.


Chanel’in 1926’da dizayn ettiği bu elbise düz kesimli, dikkat çekici özellikleri olmayan uzun kollu, diz altı dar ve ipek krepten yapılmıştı. Kimse küçük siyah elbisenin bir klasik olabileceğini düşünmüyordu. Belki Coco Chanel bile…

Küçük siyah elbise’nin efsaneleşmesini ise Audrey Hepburn sağladı. ‘’Tiffany’de Kahvaltı’’ filminde giydiği küçük siyah elbisesi unutulmazlar arasında yer aldı.




O yıllardan günümüze dek modası hiç geçmeyen klasikler arasında yerini aldı. Öyle ki çok kolay kombinlenebilir ve değişik formlarda giyebiliriz. Gündüz siyah bir ceketin altında iş kıyafeti olarak, gece ise gösterişli topuklu bir ayakkabı veya incilerle şık bir gece elbisesi olarak giyilebilir.




Eğer elbiseniz kolsuz ve gece giyecekseniz uzun eldivenler, taşlı küpeler ve abiye ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz.
Kış gecelerinde ise kürk etol ile son derece asil gözükmek mümkün…

Kadınlar bir davete gideceklerinde ne giyeceğim diye düşünürler. Sanki her davet veya özel günde farklı bir kıyafet giymemiz gerekir. Küçük siyah elbise bu sıkıntı için bir vazgeçilmez…

Değişik şekillerde kombinlendiğinde göze hep farklı geliyor. Renkli detaylar kullanarak da canlılık elde edebilirsiniz ;)




Bunlarda benim little black dresslerim:)) Kuzenim yurtdışından getirdi bu tabakları bana. Hepsinde ayrı bir küçük siyah elbise var. Çok hoşuma gitmişti. Kendi yerimi açtığımda duvarları süslemek için bekliyorlar:)






sevgiler...

Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
-->