Duru Butik Wordpress'e Taşındı!

Uzun zamandır wordpress'e geçmek istiyordum ki google kaynaklı blogger problemleri de ortaya çıkınca artık Duru Butik olarak wordpress'deyim. www.durubutik.com adresinden yeni sayfama giriş yapabilirsiniz. Düzenlemelerim halen devam ediyor. Yeni yazılarım artık buradan devam edecek.Yorumlarınızı www.durubutik.com adresinden yaparsanız sevinirim.
Yazılarımdan haberdar olmak için bazı güncellemeler yapmanız gerekiyor.
http://www.durubutik.com
sitesine girip sağ üst köşedeki Bu Siteye Katılın butonu ile yeni adresimize üye olabilirsiniz.
Yeni RSS adresim http://feeds.feedburner.com/DuruButik
Güncellemelerimiz bir süre daha devam edecek.
Sevgiler...




Hilary Swank’in Vionnet imzası taşıyan drapeli elbisesini moda bloglarında görmüşsünüzdür. Bu yıl çok farklı biçimlerde drapeleri izlemek mümkün. Hilary Swank’in elbisesinde bol miktarda drape kullanılması bana Ortaçağ Romanesk dönem İngiltere’sini anımsattı. Uzun süredir aklımdan geçmemişti, ta ki bu elbiseyi görene kadar. O dönemde kumaşlar o kadar güzel ve gösterişlidir ki metrelercesini birlikte kullanma isteği uyandırmıştır ve bundan dolayı kostümlerde drapeler çok fazla kullanılmıştır. Bu döneme bazı moda yazarları ‘’drape yüzyılı’’ denebileceğini söylüyor.

Geçmiş moda yazılarımı okuyanlar hatırlayacaktır. Eski zamanlarda kıyafet aynı zamanda statüyü de sembolize ediyordu. Halkın ve soyluların kıyafetleri derin çizgilerle birbirinden ayrılıyordu. Örneğin hiç kimse kraliçe kadar kabarık etekler giyemezdi. Sarayda kullanılan modeller halk tarafından kullanılmazdı. Yani saray ne kadar abartılıysa halk ta o kadar sade olmalıydı ki sınıf farklılığı göze çarpsın. Drape yüzyılı denilen dönemde ise modellerden de öteye kumaş kullanımı da sınıf farklılığını ortaya koyuyordu. Kadife ve kürk halk tarafından kullanılamazdı. Oldukça pahalı olan bu kumaşlar dekorasyonda da kullanılmış ve şimdi bizim abartı dediğimiz görüntüler o dönemde modanın merkeziydi.

Tekrar Hilary Swank'in elbisesine dönecek olursam bu denli drape kullanımı zayıf kadınlar tarafından tercih edilmelidir. Çünkü drape olduğumuz kilodan daha şişman gösterir ve çirkin bir görüntü oluşturur.

Sevgiler...

25 Ekim 2009 Pazar

''Coco Chanel'' 6 Kasım'da Sinemalarda...


Modada yenilikleri kabul etmekten kaçınan bir zamanda tarzıyla kadınlara hem rahat bir görünüm sunmuş hem de ilklere adını vererek devrim yapmış bir modacıydı Gabrielle Chanel… Meslek hayatından sonra Coco ismiyle anılmaya başlayan efsanevi tasarımcı, ilk kez diz altı boyu gündeme getirmiş ve bu boy ‘’chanel boy’’ olarak literatüre geçmiştir. Küçük siyah elbiseden, spor giyime kadar kadınlara ilkleri yaşatmış ve günümüze değin unutulmamıştır. Hakkında söylenecek çok şey var. Şüphesiz tasarımlarının altında yaşadığı olayların etkisi çok fazla. Örneğin; annesi ve babası Chanel, küçük yaştayken vefat etmiş ve manastırda yaşamak zorunda kalmıştı. Manastın ve rahibelerin siyah renkte olması onun bu renkten ilham almasını sağlamış ve o dönemde yalnızca yas giysisinde tercih edilen siyah renk, artık ‘’küçük siyah elbise’’ olmuş ve gece kıyafetlerinde de her zaman yerini almıştır.Bu nedenledir ki filmi heyecanla bekliyorum. Şimdiye dek okumuş olduklarımı izleyecek olmak beni sabırsızlandırıyor.

Sevgiler...

24 Ekim 2009 Cumartesi

İsmek Modelistlik Kitabı


Maillerde gerek kalıp gerekse çizim hakkında kaynak kitap ismi isteyen çok oluyor. Kalıp için daha çok yabancı kaynaklara bakıyorum ancak elimde güçlü bir kaynak olduğunu söyleyemem. Okulda hocalarımızın anlattıklarıyla temel eğitimimi aldım. Şimdi ise geliştirmeye çalışıyorum. Geçenlerde mail adresime İsmek modelistlik kitabının pdf dosyası geldi. İsterseniz print edip inceleyebilirsiniz. Hepsini tam olarak inceleyemedim ancak kalıp konusunda ilerlemek isteyenler için yardımcı olabileceğini düşünüyorum.

Sevgiler...

23 Ekim 2009 Cuma

Hanımın Çiftliği; 1950'li Yıllar Modası

Şimdilerde geçmiş dönem filmleri revaçta. Sadece dizilerde değil sinemada da tanık oluyoruz tarihsel esintilere. Benim için filmin temasından çok görüntüsü önemli oluyor bu durumda… Hanımın Çiftliği de bunlardan biri. Konusunu sevdiğimi söyleyemem. Zaten son zamanlarda konusu ve oyunculuğuyla sanat icra eden filmlere rastlamak özlenir oldu. 50’li yılların anlatıldığı film ev dekorasyonundan, çevre görüntüsüne, arabalara, kıyafetlere ve saç, makyaja kadar başarılı bir biçimde tarihe vurgu yapıyor.


1950’li yıllarda kadınlar, beden kısmı dar olan kıyafetlerle bel hattına vurgu yapıyor ve kabarık eteklerle de beli daha ince gösteriyorlardı. Yüksek platformlu ayakkabılar ve Marline Monroe saç modeli ile dönemin moda akımını belirliyorlardı.

Özgü Namal’ın kıyafetlerinde de görüldüğü üzere etekler bol büzgülü veya pilili, kıyafete uygun şapka ve eldiven ise 50’li yılların moda olan aksesuarlarını oluşturuyordu. Ayrıca filmin en çok gösterildiği görüntü ve fotoğraf olan kırmızı puantiyeli elbise ise puantiyenin o dönemde en çok kullanılan desen olduğunu gösteriyor.


Makyajda ise Liz Taylor ve Marline Monroe etkisi ile porselen cilt için pudra kullanımı, kırmızı ruj ve gözlerde uçlara doğru incelen eyeliner ile keskin bakışlar vurgulanıyor.


sevgiler...

19 Ekim 2009 Pazartesi

Tasarım; Nişan Davetiyesi

Son zamanlarda günler daha bir hızla akıp gidiyor sanki yoksa bana mı öyle geliyor? Ay sonuna nişan tarihimizi belirledik. Az bir zaman kaldı. Nişan hazırlıkları ile ilgileniyorum şu sıralar. Bazen bir başkasına tasarım yapmak çok daha kolay olabiliyor benim için. Nişan tuvaletim üzerinde oldukça düşündüm. Aklımda çok fazla detay vardı. Hepsini birden kullanmak olmazdı. Hangisi olsun diye düşünürken eski çizimlerimden biriyle karşılaştım ve tamamdır! dedim. Kumaş seçimi, provalar derken şimdi daha bir rahatlamış bulunmaktayım.


Aslında nişanda davetiye pek yapılmıyor bildiğim kadarıyla. Ama biz anı olarak kalsın diye hazırlamak istedik. Fotoğrafta ki davetiye sözlüm tarafından tasarlandı ve sonrasında birlikte hepsini yaptık. Davetiyeden de anlaşılacağı üzere konseptimiz pembe…

Sevgiler….

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
-->